26 Mayıs 2008 Pazartesi

AÅŸk Nickleri

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.


Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?


Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.


Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet.

Seni asil insanlarin basit sevgileriyle degil, basit insanlarin asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel askimiza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim…


Bir yagmur damlasi seni seviyorum anlami tasisaydi ve sen bana seni ne kadar sevdigimi soracak olsaydin, inan ki birtanem her gün yagmur yagardi.

Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarin seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!


Agzimdan çikacak söz olsan konusmam, gözümden akacak yas olsan aglamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere birakmam!


Günesin dogdugu da bir gerçek battigi da... Kalbimin attigi da bir gerçek, günün bittigi de... Ne çikar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, iste o en büyük gerçek...


Sen benim hayatimda oldugun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir… Çünkü sen benim için daima teksin!


Dünde, bugünde, yarinda… Yüregin kadar yanindayim. Kendini yalniz hissettiginde elini kalbine koy; ben hep ordayim!


Sana yildizlar kadar yakin olmak isterdim, her baktiginda beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakin olmak isterdim, üzüldügünde gözyaslarini yagmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakin olmak isterdim ki beni, seni sevdigim kadar sevebilmen için…


Günesi seviyorum diyorsun günes açinca gölgeye kaçiyorsun. Yagmuru seviyorum diyorsun yagmur yaginca semsiyeni açiyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdigini söylüyorsun!


Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayim kokunu. Sevda essin basak saçlarinda, sesin yüzümü rüzgarla bulsun... Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsin ölümüm olsun.


Yardim etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yasama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. Ihtiyacim var bu ara unutmak üzereyim mutlulugu, unuttum sicak bir çayin tadini, esen rüzgarin serinligini, hadi durma öyle hatiralarimi canlandir, iyi olanlari…


Agirdir sevmelerim her yürek tasiyamaz, büyüktür umutlarim her omuz kaldiramaz, her sey olur da su kalbim, bir tek sensiz olamaz. Mürekkepten denizler, kagittan gemiler yaptim. Sonra ismini her yere yazdim. Ismini yazinca seni sevdigimi sandin, ben seni sevmedim sana taptim!.. Günesin buz tuttugu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalniz senin için yanan kalbimdir.

Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana, aksam ayazında titrersen güneşi getiririm sana, eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana...


Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi degil, özledigimi bil her an hiçbir sey seni sevmek gibi degil...


Yatagini gül yapraklariyla, rüyalarini papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu birtanem!


Aşkım yatagin, sevgim yorganin, yüregim yastigin olsun iyi uyu birtanem.


Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, O da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.


Yapraklar sararip dökülürken yere, yasli gözlerini çevirip göklere, her gün istemem yilda bir kere, adimi anmayi sakin unutma!


Kimsin sen? Yasamak isteyip de yasayamadigim umutlarim, farkinda olmadan yillardir bekledigim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdigimsin, sevdigimi söyleyebildigim...

Seni denizdeki kumlar, gökteki yildizlar, ormandaki agaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular ve günesin isiklarindan daha çok seviyorum.


Seni denizdeki kumlar, gökteki yildizlar, ormandaki agaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular ve günesin isiklarindan daha çok seviyorum.


Sevginin oldugu yerde mantik olmaz derler... Ne kadar dogru! Seni o kadar çok seviyorum ki aklim basımdan gitti... Birlikte daha nice sevgi dolu mutlu günlere

Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda...Ardımda bir yürek yükü rüzgar...Ne zaman sevmeye koyulsam,doğrulup çoğaldı ayrılıklar

Seni sildiğimde, anılar defterinden,biliyordum söküp attığımı hayatımın yarısını....



•Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin .Ve ben seni o kadar çok seveceğimki .Bir daha cennetine dönemeyeceksin

Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.

Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen , Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen , Sevenlerin mumudur sevgi , Eriyip de hiç bitmeyen.

Eğer birgün sevmek istersen önce kendini sev,Daha sonrada istersen beni,Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, Çünkü ben seni öyle sevdim.

Bir gün gelip soracaksın beni mi daha çok seviyorsun yoksa Tanrı'yı mı diye...Ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen küsüp gideceksin.
Ama nereden bileceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu...

Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi...Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye...

Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,Bilki o seni benden daha çok seviyor...

Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Yaşamak gecenin tüm karanlığına rağmen, Buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.YAŞAMAK DİRENMEKTİR !

Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın.Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,Yaşayan birileri mutlaka vardır.

Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine !!
Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.


Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.


Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.


Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.


Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım


Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman... Tıpkı gözlerindeki huzur gibi...


Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.


Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım...


Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!


Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun...


Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni


Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.


Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Hiç yorum yok: